her şey birdenbire oluverdi.
bir de baktım akıvermiş zaman,geçmiş,hem de ne geçmek tam yedi yıl...
her gün üç kere, yedi yıl,çok gün,hiç bana aldırmadan...
bunu hesaplayabilecek olanınız var mı...
yedi çarpı üç yüz altmış beş çarpı üç;
şimdi zeki tip, çıkan sonucu benim her gün bir öncekinden yüzde elli fazlalaşan asabiyetimle çarp,
vur yere bir güzel ...
ne mi oldu nasıl mı,
özetlemek lazım ;
artık hiç birini sevemem...
... insanlığıma,ruhuma,sehpama sıçtılar...
08/06/2011
07/06/2011
adab-ı muaşeret
otorite kaygısı,kendini ispat çabaları,her şeye müdahale isteği,ben de bu çığlığı duydum...arkadaş olamayacak kadar büyüklenmek,saygı duyarsan saygım sonsuz...nasıl bir yalanın içine düşmek ki bu.küçük düşürme çabaları,eğitme isteği,biz yanyana oturmayı beceremedik,evet evet olmadı bu ama becereceğiz,sadece rahat ol sen...değilsin,farkındayım...üzüntü de duymadım içim burkuldu hepsi bu... keyif almak lazım,bu ayrıntıyı unutmamak,tadını çıkarmak ama bokunu çıkarmamak...sözlerinin farkındayım ve çok meşgulsün kendi ızdırabınla, bazen kapattığında kulaklarını, bütün dünyadan haklı oluyorsun, işte o zaman daha haklı kimse kalmıyor etrafta,kimsenin hakkı da kalmıyor...rıza gösterirken isyan eden tarafını unutmamaya çalışmak ve -miş gibi tavır koymak yorar insanı...öfke çok tutkulu,için için yanar,kurguları büyütür hep...hiç bir şey bilmiyorum ve ısrarcıyım,ısrarlıyım bunda,her şeyi bilmek azap verir,bildiğini sanmak öfke kusturur,çokça lakırdı ettirir ağıza,kelime sallanır havada,baş ağrısı yapar,sakin iyidir,sakin...bu çıldırışın sorumlusu değilim...parmağın yanlış yönü gösteriyor...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)