26/07/2011

düdük (anlamlı konuşmalar)

-günaydın.
-*@#%!!!
-yine çok manalısınız ;
bacaklarınız her zamankinden çarpık bugün,
konuşmaya da çok hevesli gibisiniz,
ne mutlu size ki benim acelem var,
bir an önce eve dönüp boşlukta sallanmalıyım.
-sokağa çıplak çıkmayın, sonra sizi göremezler.
kaçmanıza gerek yok, ben sadece körüm,
ve biraz da giyinmeyi unuttum / kendimi göremeyince korktum.
-sadece bir telgraf hakkınız var,
hemen saçmalayın...
-iflah ve ıslah olmaz bir saçmalayan olduğunuz için ömür boyu mantıklı yaşamınıza karar verildi...

yelkenleeer,
yelkenleeer.
...körüm...
...çıplak...
bir de saçma
bir de son durak
geldik mi..............................................................................................................................................

25/07/2011

minareden attım indim aşağı tutamadım

kaygısız serseriliklerimize kadeh kaldıralım.içip bir tuhaf olalım...sabah evlerimizde uyanalım...yaşam paramparça olsun...üstüne yenisini yapılandıralım...temelleri bataklık olsun...
dostlarım benim derimi yüzün...
sonra eski günleri konuşalım...yeni bir hikaye edinirsiniz belki...
ve birbirimiz için asla kaygılanmayız...belki
ve kusana kadar gülelim.
kendimden mi ne istiyorum...dur bakalım...
anlayış ve güzel,parlak bir bakış...
kibirli ol /dalga geç / ağla / mesafeli ol / dipte ol / öl / yarım kal / kuşları sen uyandır...ve bir sürü düş gör.
bir değer...
bence dostum ; sen bir manyaksın...

^_^

...sanki herkes biraz tuhaftı.çok fazla titriyordum ve kendimi zor durdurdum.
bir sigara çıkardım ve yoldan geçenlerden ateş istedim.
orada olmam tuhafmış gibi bakıyorlardı ve lanet olası insanlar siz de oradaydınız!
neyse, sonunda sigaramı içebildim doktor.
hava kararmıştı ve eskiden benim de bir neşterim vardı.
nereden mi buldum...bir arkadaşım çalmış.hem de onlarcasını...bana da verdi.
bu yüzden hayatımın bir döneminde kağıt parçalama ustası oldum.
hey...beni parçalamadan önce uyuştur doktor...sonra...sonra gözlerime bakmak istiyorum.onlar da çalıntı aslında.
...ve bu yüzden hayatımın bir döneminde başkası gibi bakma ustası oldum.ama şimdi bir miyopum...
hemşireye söyle bana şarkı söylesin doktor...ve kulaklarım tümüyle bana aittir sakın yerinden çıkarma...
...demek sadece bir deliyim doktor.ben de gerçekten parçalandığımı sanmıştım.
peki kafam nerde...

12/07/2011

kimsin

akmayan bilinç şelalesi...
sana kim olduğunu unutturan...
kim olduğunu unutanın kendisi...
kararlı olmak mı bu,yoksa çelişkiden hazımsızlık yaşamak mı...
hangi sorular benim bilebileceğim türden cevaplara sahip...fikirsizim.
sonuna kadar koştuğun yollara ek yapmışlar...yönler vermişler hep...
daha fazla koşup nerden başladığını unut diye...
ayaklarını uzatınca iskeleden serin sulara,ayakların toprağa karışmış,kökler salmış...
balıklar ağaçlarda çiçek açamayınca deniz karışmış...
en sonunda sis çökünce, yerküre başa dönmüş...
zamanı ayarsız saatlere hapsetmek kalmış geriye...
mesafe en uzun halini almış...
gökküre yırtılmış bir kere daha...
ışık tayfları eski haline dönmüş.
yanyana gelince bakılmaz olmuşlar...görülmez...
denizden gökyüzüne üç salyangoz düşmüş...
hepsi de yağmura çarpıp rüzgar olmuş...esmiş.

canım ne istemezse...

hayatın hayatları, giriftleri,bir sürü de turisti var.hepimiz sırayla gezginleri ağırlıyoruz...sonra...sonra sırayla gezginler oluyoruz orada ve burada, bir yerlerde...yersizlik içinde...zaman içinde zaman ağırlıyor sonra üflüyoruz lambalara,herkes sönsün...bütün bünyeler çürüsün...toprağa iyice karışsın...döngüler tamamlansın ve devam etsin...kalıbımı basarım kimse çıkamaz işlerin içinden...kimse giremez içlerine...yüzey dümdüz ve radar hep olmayan denizaltını gösteriyor...zeplinim yandığında da bir yıldızın kenarını ısırmıştım,dişlerim orda kaldı,yarat(t)ığım gezegen bir kaç ışık yılı mesafede güneşin içine doğru aktı.