28/04/2011

mezhebi geniş

mezhebim geniş benim,
hesabımı bilmem,
sizinkini de hesaplamam zaten,
kabullenmek de ne kelime,
söylediğim herhangi şeyler değiştirmez sizinkini,
maskem varsa ve takıyorsam hep bir yenisini,
belki de hiç maskeyle örselemiyorum önümdekini,
sadece dinledim
ve takdir ettiğiniz o metanetim,
yolda geriden gelişim,
kabullenişim; sorulara.
kendi sorularınıza verdiğiniz cevaplara değil,
inanışlarınıza,güçsüz kalkanlarınıza değil,
yakıştırmalarınız olmadığım gibi yakıştıramadıklarınız da değilim,
ne siz hiç kimsesiniz, ne de sizin dışınızdakiler kimsesiz,sessiz,
anlamayı başarmak anlamaktır sadece, ne kadar iyi anladığını anlatmak değil,
ve kendi benliğinizdeki çatışmaları bana mal etmeyiniz,
çok sinirleniyorum,ilk kez ve gerçekten ,
denemek sevilmeyen insanlar içindir,
ve haklısınız belki de, çok giden olmama rağmen çok yalnız bırakılmış hissettim,
doğrudur ama bir gerçek daha var;
sizin yol dediğiniz benim cinnetim...
kuru bir düş yaprağı ezildi parmaklarınızın arasında,
bir avuç su dökseydiniz üstüne,
kıvançla anlatır mıydınız hikayenizin yeşerdiği yerde...

27/04/2011

dediğim gibi

  • Ne var ki yaşamasan da varsın.
  • Dün değilse yarın olabilirdi.
  • Kitap(lık)sız…
  • Sıkı  sıkıya yönetim.
  • Felaket habersizdir senden.
  • Cevaben yazacak değilim.
  • Kabus bile göremeden ölmek mi iyi, yoksa yaşamak kaygısı mı ?
  • Hitabeti yeterli olan !!!
  • Neden bir kısmı yetersiz.
  • Bir öncekinin ondan bir öncekiyle hiç ilgisi yok.
  • Gavurcuk kumrusu demek istiyorum “a”nın inceltmesi nerde; vurgulamayınca demekten vazgeçiyorum.
  • Artık nizami görünmüyor.
  • İstediğim yerde bitirebilirim; sırf düzen bozuldu diye.
  • Uzun zaman olmuş gibi; bana mı öyle geldi yoksa, varsa yoksa…
  • Çelişkide karamsarlık, çekilmezlik , itiraz, delilik alametleri, çelişkisiz.
  • Devamsız kimsesizlikte çare külliyen uydurulur.
  • Şifreli yazabilmek meziyet gerektirmez, kafandan geçen hemen her şey şifreliyse ve tek çözücü sensen insan ırkına bulaşmadan yaşarsın.
  • Kendime maruz bırakıyormuşum , kabul etmedikten sonra ne önemi var ki.
  • Yazının yegane başğı maddeleren ilki olduğu gibi değiştirme hakkım saklı tutuluyor, kim tarafından acaba…

uzun mu kısa mı

uzun uzadıya yazarım demek istiyorum bir türlü olmuyor.herkesi bırak kendimden sıkılıyorum bazen.bir de bakıyorum herkesin canı birşeylere yanıyor.ne gereksiz, değişmiyor anlattığını zannetmek, insan kendine yalan söylerken zaten başkasına güvenemiyor.çok da kalbim kırıldı açıkçası.bir kalbin ne önemi olabilirse o kadar işte.hiç...

Beirut - Siki Siki Baba (live)

24/04/2011

bunları kendimden arakladığımdan bahsetmiş miydim?(başlangıç)

  • en sevdiğim
  • gezegen koşusu
  • ruh hastası
  • sen yoksun
  • karaktersiz harfler var
  • gogol bordello
  • çaktırmaz
  • kafası kırıksa
  • ne wardı canım
  • sentez yorar
  • kopmamak mümkün olmuyor ki bazen
  • şeytan uçurtması
  • gözün ağrırsa
  • bakma içeri
  • mekansızlar vardı
  • şimdi de uyanıklar
  • sex pistols
  • sarımsak yahut sarmısak ilki daha iyi bence
  • ceviz kırmadan bir kere daha düşün
  • parmağın incinmesin
  • sadecbu iyiymiş başka bir şey değil
  • koşup koşup suratında pilav yerim
  • henry miller
  • diğer ihtiyar osuruklar
  • kırmızı balon ve beyaz atlet yakışmaz sana
  • ilgisiz olduğum bir takım şeyler de var
  • kendime hayret ettim hemen geçti neyse ki
  • bunların hepsini değişik kombinasyonlarla yazarım blog olur
  • kombinezon
  • söylediğim herşey kocaman birşeydi işte

arak üç

  • oğuz atay

  • ve tabi karaböcekler

  • kasaba

  • ankaranın sokakları berbat edilmiş

  • kendi şehrimde turist oldum

  • şeytan isterse çıplak gezsin

  • kablolar dolaşır

  • kemdimle çelişirim kavga bile ederim

  • düz ovada yağmurdan kaçılmaz gte giren şemsiye açılmaz

  • ahh bee bir sürü küfür

  • berbatsa herkes iyidir

  • herkes iyiyse berbat edecek biri bulunur
  • dondurmalı biftek, çilekli güveç

    Bir sürü şarkı arasından birini seçebilip, bu da benim en sevdiğim diyebilen insana evet o insanın karakterine hayranım.Ben burada çırpınırken hangisi diye, o, önceden belirlemiş; kitabını , filmini, şarkısını, fikrini, evet evet fikrini , sanki evde çalışıp da gelmiş , aynanın karşısında saatlerini geçirmiş her bir şeyini ayarlamış , kocaman bir tasarım olarak gelmiş dünyaya, ben bakakalıyorum , tüh diyorum benim de bir kaç ayarlanmış , tasarlanmış en güzelinden , yaşanmışllıklarım, sözlerim olsa tadından yenmese, kendime bile hayran kalsam, parmaklarımı yesem , başkaları da kendi parmaklarını yese kan gövdeyi götürmese ama tatlı tatlı yense bunlar.
    Hayati bir tasarım örneği vereceğim şimdi, lakin dışarıya sızdırılmasın;
    şimdi böyle söyleyip de bir halt anlatamamak benim şahsi tasarım örneğim,insanın kendini tekmelemesi gibi yoktur herhalde.
    Geçen gün de arkadaşları yemeğe çağırdım, bir de baktım sohbetim tıkandı, açlıktan hepsinin nutku tutuldu ben dahil ama ben çok yemiştim onlar gelmeden içime attım söyleyemedim üzülmesinler diye,ama konuşmuyorlar da, baktım sohbetime doyum olmuş , üzüldüm , içlendim önce, sonrasında bir hışım bir sinir, uyuz kancıklara bozuldum hem aç gel sen, hem sohbeti beğenme tokum ben yeseydiniz siz de diyemiyorum tabi ibnelere, neyse cancazım ben de ne yaptım; ne mi yaptım tabi ki sipariş verdim , arka kapıdan çaktırmadan aldım malzemeyi koydum tabağa yedirdim kendi elimle, sonra veryansın ettim alayına.
    Neyse efenim bir sohbet, bir muhabbet,bir dumanaltı değme gitsin; aldım elime sözün en kıymetsizini evirdim çevirdim söyledim yeniden, açlık da olmayınca bir de baktım elmas değersiz kalmış yanında ehh bu keyifle ne yaptım bilir misin cancazım; bilemezsin çünkü birşeycikler yapmadım.
    Herkeslerin gitmesini bekledim , giderken gözlerimden, burnumdan öptüler, saygılarını sundular bir sepet yumurtayla alın dedim, sizin olsun , daha başka bir şey yapmasını da bilirdim ama, onların da tavuk olmadığı gerçeğinin bilincinde olacak kadar şuurlu bir insan olduğumdan, arkalarından arabalarının camına fırlattım hepsini, dönüp baktıkları sırada, yoldan geçen ufak çocuğun eline sepeti verip, onu işaret ettim , bir güzel dövdüler piç kurusunu , pek güzel yaptım doğrusu , ahh bu ben yok muyum ne de iyi bir insanım ; sırf arkadaşcıklarım benim yaptığıma üzülmesinler diye feda ettim kendimi, hareketimi bücüre verdim.
    Nasıl iyi yapmışım değil mi , bazen çok iyi düşünüyorum, avuttum arkadaşları, yerdeki köpek sidiğini sildiğim havluyla temizledim hepsini , çocuk nedense çok ağladı aldım onu kümese kapattım.
    Sonra;
    sonrası şu pek vicdanlıyım tabi ben
    (o sebepten dondurucudaki bifteğin üstüne erimiş dondurmayı döktüm sos niyetine en kaliteli lokantalarda yapmazlar bunu-doğru söylüyorum yapmazlar- her nedense biraz yeşil lekeliydi ama hoş görünüyordu bence, üstüne tatlı olarak kararmış-karamelize say-çilekli güveç- iki gün önce komşunun çöpünü karıştırırken buldum güveciyle atmış sersem şey- yedirdim, istemem dedi çok ağladı ama biliyorsun çocuklar biraz utangaç oluyor inanmadım tabi sıyırttım tabağı,)
    derken annesine şikayet etti beni arsız velet,
     anlayamadım insanlar nasıl bu kadar kötü olabiliyor, ha bu arada telesekreterime mesaj yağıyor neymiş efenim, yemekten sonra herkes hastanelik olmuş ne var yani benim suçum mu içine müshil döküldüyse, hem n'olmuş yerken iyiydi , değerim bilinmeyecek diye korkuyorum , sevgili dostum; sana bu mektubu kendi öz kakamla yazıyorum içine de kahve taneleri serpiştirdim içersin canın çektikçe.
    Şimdilik bitiriyorum ,
    daha önce bir daha benimle konuşmak istemediğini söylemiştin ya ben yine de yazdım çünkü sadece bir buhran anında bunu söylediğini biliyorum o sebepten yeni adresini de buldum
    sevgiler...
    *ara nağmesi uymadı bence ama idareten, kafam karıştı o sıra ol sebepten, parantezi dikkate almıyorum lakin silmiyorum da bu kadarcık.

    23/04/2011

    yirmiüçüymüşnisanın

    Torun,torba,çoluk,çocuk,topalak,hepiciğinin bayramıymış bugün eskiden aynı vaatle kandırılmış ve inanmıştım lakin şimdi biliyorum bu bir geçici bayram kimseler kutlamıyor artık,şimdikiler seviniyor ancak zamanları gelince kimse onları da kutlamayacak benden söylemesi.
    Kandırılmış hissediyorum,bir bayram da benim olsun, geçmeyici olsun,talebim budur,
    saygılar...

    22/04/2011

    n'olmuşkineymiş: ve zaten...insan olmak kaygılı bir bekleyişten öte...

    n'olmuşkineymiş: ve zaten...insan olmak kaygılı bir bekleyişten öte...: " yüksek sesle oku dedim ve okudu sadece herşeyi okuduğu gibi yerinde ol dedim yerinde durdu hisset dedim sadece daha yüksek sesle okudu hiç ..."

    ve zaten...insan olmak kaygılı bir bekleyişten ötesi değildi...

     yüksek sesle oku dedim ve okudu sadece herşeyi okuduğu gibi yerinde ol dedim yerinde durdu hisset dedim sadece daha yüksek sesle okudu hiç ritmi değişmedi dinlemeyince insan hep kafasındakiyle meşgul olunca kafasını sallayınca dinlemiş gibi ahh bir de bunu söylediğinde tüm sözlerini ezberden dinlediğini ıspatladığı o an yok mu olmaz mı var o an insanı çıldırtıp dehşete düşüren neyse neden kızar ki insan defalarca herkesin dinlemesine vurgusuzluk da zor sözün içine bastıramayınca heceye kelimeye kafana bastırır şimdi noktasız virgülsüz basın basabildiğiniz kadar ben de dinlemem tam bir alçaklık anı
    nerde kalmıştık;
    nasıl anlatamadım derdini nasıl anlamadım tam da burada değilim aslında mor bir bulut da değilsin gökyüzünde yırtık ve emniyetsiz bir paraşütle hareket edip bana emniyet kemerinin faidelerinden bahsediyorsan bildiğin yegane teknik giriş gelişme sonuçsa ve nizamiyse herşey zihin akışı dediğimde hala stilin doğru olan olmalıysa ve gülüyorsan buna dalgacı kelebek ve bozuluyorsan bu yapayanlış yorumuma yorumumu geri alışıma konuşmasını yapabiliyorsak bunun ve sen açıyorsan hala ağzını oraya giden zihnini ya da öyle gibi yapabiliyorsan şayet canın yanıyorsa yaşadığını hissediyorsan birisi sana sonsuz eğlence vaadediyorsa kabul etmeye şart koşuyorsan koşarken yorulup sızlanıyorsan unutuyorken bütün bunları hafızanı zorlıyorken ve değiştirerek hatırlıyorken ben aforizmalar peşinde hava atıyorken  yıldızları görerek oku dinle konuş
    kendi peşinde giden gölge
    ruhun dumanı
    tuz ruhum
    yakan tuzdu
    insan olmak kaygılı bir bekleyişten ötesi değildi...