23/04/2012

Bayram Seyran

Hayatlarının çok çok ilk on iki, şanslıysalar – biraz düşük bir ihtimal maalesef – on dört yılını kendilerine (kendimize pek tabii) ait ve kendilerini ait hissettikleri, bir güzel günle, bir bayramla kutlayan çocuklar, böyle bir günü hak etmek için ne yaptı?
 Çocuk olmaları ve bir zaman sonra yaşıtımız ve biraz daha sonra ise bizden önceki neslin yaşına erişecek olmaları yeterliyken, çocukları; her şeyden önce kendileriyle doğru dürüst konuşulmayan, ekonomik problemlerinden akli dengesizliklerine, duygusal dalgalanmalarına, hayatta tadı çıkarılmak istenmeyecek ne kadar an varsa dahil edilen, sorunlu, kapasitesiz, yetişkin bireyler haline getirmek onlara çocukluklarını yaşatmış olmak değil.
 Sen bir günlüğüne götürüp eğlendireceksin çocuğunu, aslında hiçbir şey yapmadan dahi, sadece ilgini gösterdiğin zaman eğlenip neşelenebilecek yetenekteki bir insanı, - “yedirdiğin, içirdiğin, giydirdiğin, okulundan gezmesine masraf ettiğin” için uygulamalı şiddet eğitimine “karşılaştırmalı komşu çocuğu” dersi ile başlayıp, kötek ile küfre giriş dersine yeteneklerini arttırmak suretiyle ara vermeden devam edeceksin, başka çocukları da kendi çocuğun kadar değerli bulduğundan hatta kendininkini doğal olarak daha üstün tuttuğundan tutup bulduğuna tecavüz edeceksin, öldüreceksin yeri geldiğinde, ki aklı başına gelsin, dilendireceksin, orada burada, bir yetişkinin girmemesi gereken yerlerde çalıştıracaksın, ki hayata sıkı sıkı sarılsın, bu sırada çocuk denen canavarı hiç ciddiye almayacaksın ki hayatı boyunca ezilmesin, aslında güzel bir fikrim var sadece kendini ciddiye almayı öğreterek diğer derslerden kanaatle geçirebilirsin,
 … - evet başlangıçta sadece gereksiz bir neşelenme yeteneğine sahip olan bu insanı alıp donanımlı ve çocukluğunu yaşadığı için mutlu bir birey haline getireceksin ve düşün, o bir günü, hak etmek için ne yaptı bu çocuk; ağlamak, oynamak ve sebepsizce gülmek dışında ama hala utanmadan törenlerdeki şiirleri sıkıcı buluyor, hala şeker çikolata istiyor, işin güzel yanı bizler o kadar olgun insanlarız ki o kavgacı, geçimsiz, bencil tiplere hiç benzemiyoruz…
 Bakıyoruz onlara sevgiyle, “nerede yanlış yaptıklarını bulmaları ve hayatın çikolatadan ibaret olmadığını” anlamaları için, bekliyoruz…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder