yüksek sesle oku dedim ve okudu sadece herşeyi okuduğu gibi yerinde ol dedim yerinde durdu hisset dedim sadece daha yüksek sesle okudu hiç ritmi değişmedi dinlemeyince insan hep kafasındakiyle meşgul olunca kafasını sallayınca dinlemiş gibi ahh bir de bunu söylediğinde tüm sözlerini ezberden dinlediğini ıspatladığı o an yok mu olmaz mı var o an insanı çıldırtıp dehşete düşüren neyse neden kızar ki insan defalarca herkesin dinlemesine vurgusuzluk da zor sözün içine bastıramayınca heceye kelimeye kafana bastırır şimdi noktasız virgülsüz basın basabildiğiniz kadar ben de dinlemem tam bir alçaklık anı
nerde kalmıştık;
nasıl anlatamadım derdini nasıl anlamadım tam da burada değilim aslında mor bir bulut da değilsin gökyüzünde yırtık ve emniyetsiz bir paraşütle hareket edip bana emniyet kemerinin faidelerinden bahsediyorsan bildiğin yegane teknik giriş gelişme sonuçsa ve nizamiyse herşey zihin akışı dediğimde hala stilin doğru olan olmalıysa ve gülüyorsan buna dalgacı kelebek ve bozuluyorsan bu yapayanlış yorumuma yorumumu geri alışıma konuşmasını yapabiliyorsak bunun ve sen açıyorsan hala ağzını oraya giden zihnini ya da öyle gibi yapabiliyorsan şayet canın yanıyorsa yaşadığını hissediyorsan birisi sana sonsuz eğlence vaadediyorsa kabul etmeye şart koşuyorsan koşarken yorulup sızlanıyorsan unutuyorken bütün bunları hafızanı zorlıyorken ve değiştirerek hatırlıyorken ben aforizmalar peşinde hava atıyorken yıldızları görerek oku dinle konuş
kendi peşinde giden gölge
ruhun dumanı
tuz ruhum
yakan tuzdu
insan olmak kaygılı bir bekleyişten ötesi değildi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder