kendisini aydınlık zannneden insan yanılgıya düşer bir kere daha...büyük bir ısrarla.
bir başkasını,hiç de kendisi olmayan birini karanlıkla haklama cüretini bulur kendinde...ve en acımasızca olanı öfkesine yenik düşüp daha da fazlasını söylemek ister,yapar da gayet güzel...çünkü artık buna hakkı vardır...hakarete uğradığını düşünür...alışkanlıklarınız bile o aydınlığın sorumluluğundadır artık.sizi düzeltmek için her şeyi söyleyebilir,oysa belki de düzelmesi gereken görme alışkanlığıdır...çok düşündüğünü,iyi düşündüğünü,doğru olduğunu düşünen,bir zihin yapısı mıdır dostum yoksa alter ego mudur...ordan bir şeyler fısıldıyor olmasın sakın...bütün bunlar bir yana içtenlikle gülümsüyorum,hoşuma giderek,sadece şekli biraz değişik,tıpkı herkeste olduğu gibi,parmak izi gibi...
cancazım bu yazıyı asla okumayacağını biliyorum ama söylemek istedim;
*yukarı bak,gezegenin örtüsü üstümüzde parlıyor
#ama kıskançlıklar giriyor araya değil mi?
*neden böyle söyledin ki şimdi?
#bilmiyorum,bir an...yanılmışım,içeri gireyim...
sen de içeri gir,şaşkınlık ve hüzünle otur...ama sadece bunu yap tamam mı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder