10/05/2011

"oo"

iki kelime daha lazımdı , sonra iki daha , susulur öylece uzun uzun , gözler görmek için miydi yoksa bakılmak için miydi. göz neydi ki .
 sonraya, hep sonraya uzatırlar zamanı , fakir zihinlerde dolan dur işte.
bir dalga boyu yol katetmek zormuş, geri çekiyor ya dalga büyük olunca bütün bir gövdeyi. kütükler, vurur kumlara takılır, sadece, hem sonra çöpler...yığınlar halinde çöpler...yığılır aynı aynı yerlere...ne karanlık adamlar geçiyor.
hava da ,yer de ,her şey de , hiç şey de kararmıyor işte.göz böyleydi herhalde. hatırladılar galiba. ayağa kalkanlar, olduğu yerden kafasını doğrultanlar oldu , bir kıpırtı gördü sanki, onlar da görünce yokmuş gibi davrandılar.gördü hepsini o da "görmez" dedi..."görmez gözlerim".
omuzlar aşağıya inmiş, ayaklar yalpada , gözü yok çukurlarında, avuçlarından bakarak yere, yürüdüğünü sanarak  saymak adımlarını , ne zor işmiş bu kadar yorulmak , sanki tüm adımları kendi ayaklarıyla atar gibi...bütün gözler avuçlarında açılır bir bir, hızlıca kırpıştırır hepsini , elleri de yorulur, bakarken hepsiyle yere, yerlere, oralara, çöplere, sonu gelmez çöplere, üstündeki kullanılmış herşeye,
yorulur tabi , en sonunda kemikleri yorulur ,derisi de, ilikleri bile yorulur...
...kılığı da yorulur , yorulursa o kadar , ne yapar ki , ben biliyorum...
...gördüm her şeyi ...anlatırsam kulakları yorulur...
sonra usulca bıraktı kendini , uzandı sulara , hiç yol almadı , yol alıp götürdü sadece...çöpler gözden kayboldu . gözler sonra ve sonra diğerleri.
doğruldu hamaktan; esen rüzgardan sırtı tutulmuştu...bir kadeh daha söyledi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder